TOLSTOY - ÜÇ ÖLÜM

 TOLSTOY - ÜÇ ÖLÜM

 Tolstoy'un insan, toplum, hak , ölüm konularını işlediği toplamda beş hikayenin bulunduğu bir kitap.İçerisindeki hikayeler sırasıyla Holstomer, Çömlek Alyoşa, Balodan Sonra, Köyde Şarkılar ve son olarak kitaba ismini veren Üç Ölüm.

> HOLSTOMER

 Görünüşü yüzünden hem sahipleri hem de diğer atlar tarafından hor görülen bir atın hikayesi anlatılır.Holstomer hikayede daha çok 'alacalı iğdiş' tanımlamasıyla geçiyor.Doğduğu yerde baş seyis tarafından sahipleniliyor ve bu belki de en büyük şanssızlığı oluyor.Kendisi bu 'başkasının malı olma' düşüncesine hiçbir zaman alışamıyor.Sırf Kont'un atını koşuda geçtiği için sahibi tarafından bir at cambazına satılıyor.Yanında en güzel günlerimi geçirdim dediği süvari subayı tarafından satın alınıyor.Başta her şey yolunda gitse de sonrasında türlü işkencelere maruz kalıyor ve hatta sakatlanıyor, tekrar bir at cambazına satılıyor ve tekrar tekrar satın alınıyor..En sonunda şuanda bulunduğu Nester'in yanında pek parlak olmayan ama çok da şikayet etmediği hayatını yaşıyor.Kendisiyle dalga geçen atlara hayat hikayesini anlattığında hepsi onun ne kadar değerli bir at olduğunu anlıyorlar. Oysa her şey için geç kalınmıştır. Dış görünüşünden dolayı dalga geçilmesi ve sevilmemesi iğdişin iyice içine kapanmasına sebep olmuştur, ölümü istediği zamanlar bile olmuştur.

> ÇÖMLEK ALYOŞA

 Alyoşa annesinin verdiği çömleği yere düşürüp kırdığı için ondan dayak yiyen ve bu sebeple 'çömlek' lakabı takılan bir oğlandır.Yine ilk hikayede olduğu gibi dış görünüşü yüzünden arkadaşları tarafından çok dalga geçiliyor.Abisi askere gittiği için babası tarafından bir tüccarın yanına çalışmaya gönderiliyor.Hayatı boyunca babasının ve efendisinin sözünden çıkmayan Alyoşa bir gün çalıştığı yerdeki aşçı kıza aşık oluyor.Bundan rahatsız olan babası ve tüccarın onu uyarması üzerine kızdan ayrılıyor.İş kazası yüzünden ölmeden önce ise kıza 'Bak evliliğe razı gelmemeleri iyi olmuş, yoksa boşa gidecekti.Şimdi her şey yoluna girdi.' diyor.Alyoşa bu dünyada söz dinleyip , kimseyi gücendirmediği zaman ne kadar iyi yaşadığını düşünüyor.

> BALODAN SONRA 

 Hikaye İvan Vasilyeviç'in aşk hikayesini anlatmasıyla başlıyor.Bu onun hayata bakışını değiştiren ve yaşamını farklı yönlendirilmesine sebep olan bir aşk hikayesidir.Üniversite öğrencisiyken katıldığı baloda bir kıza aşık olur, bütün gece onunla danslar eder, gözlerini ondan alamaz.Baloda kızın babasıyla da tanışır,babası tanınan ve saygı duyulan bir albaydır. Baba-kızın dansını izleyen bütün salon ve Vasilyeviç onlara hayranlık duyar.Vasilyeviç bu baba şefkati ve sevecenliğinden oldukça etkilenir, yürekten duygulanarak onları izler.Danstan sonra Albay,yarın sabah işleri olduğunu söylerek erkenden ayrılır.Vasilyeviç de sabaha doğru eve döndükten sonra Varenka'yı aklından çıkaramaz ve evine gidip onu görmeye karar verir.Evlerine yaklaştığında gördüğü şeyler onu dehşete düşürür.Başlarında Albay'ın bulunduğu asker topluluğu tarafından işkence yapılan Tatar adamı görür.Üstelik Albay yeterinde şiddetli vurmadıkları için askerleri azarlıyordur.Vasilyeviç'in baloda hissettiği tüm o saygı ve sevgi içinde eriyip gitmiştir, bu adamın balodaki o kibar adam olduğuna kendini inanadıramaz.Bu olay onun aşkının eriyip gitmesine de sebep olmuştur.Büyük bir hayal kırıklığıyla evine geri döner.

> KÖYDEN ŞARKILAR

 Tüm köyün peşine katıldığı, şarkılar söylenen bir asker uğurlamasında gözlemci bir adam anlatılıyor.Ailesi ve sevdikleri ile vedalaşan askerlerin hüznüne, heyecanına , bazen de sevincine şahitlik ediyor.Neler olduğuna tam olarak anlam veremiyor ta ki bir arkadaşıyla karşılaşıp, askere gidenlerden birinin onun oğlu olduğunu öğrenene kadar.O anda kendisi için pek bir anlam ifade etmeyen olayların insanların hayatlarında büyük etkileri olabileceğini anlıyor ve olanları ilginç bir şey gibi izlemiş olmaktan utanıp evine geri dönüyor.

> ÜÇ ÖLÜM 

 Kitaba ismini veren bu hikayede ölüme çok yakın iki insan anlatılıyor.Sonları aynı olacak olmasına rağmen yolları farklı iki insan.Birisi zengin ve hastalık,ölüm umrunda olmadan hala yurtdışı hayalleri, seyehat planları kurarken; diğeri fakir ve yaşarken botlarını mezar taşı karşığında satıyor.Ölürken bile insanların arasındaki bu acımasız sınıf farkını duygusal bir şekilde sunuyor Tolstoy.Üçüncü ölümde daha da çok şaşırtıyor,ölen bir insan değil,ağaç..Bu dünyada tek değerli olanın, tek canı olanın insanoğlu olmadığını hatırlatmak istercesine.


  Farklı konular işlense de tüm hikayelerde verilmek istenen mesaj insanlık üzerine.Farkındalığı yüksek,vicdanlı ve ahlaklı insan olmak için çabalamayı hatırlatıyor her bir hikaye.Benim en beğendiğim ve etkilendiğim hikaye Holstomer oldu.Kırmak, inciltmek için söylediğimizi düşünmediğimiz birçok şey karşımızdaki insanı kötü etkileyebilir, 'bu konuda daha dikkatli olmalıyım' dedim okurken.

 Hikayeler genel anlamıyla akıcıydı, sıkılmadan kolaylıkla okunabilecek, kısa sürede bitirilebilecek bir kitap.Tolstoy ile ilk kez tanışacak bir insana önermezdim, Tolstoy'un bakış açısını ve fikirlerini diğer kitaplarında az çok kavramış birisinin bu hikayelerden daha çok etkilenebileceği ve kitaptan kendine daha çok şey katabileceği düşüncesindeyim.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TOLSTOY - DİRİLİŞ

TOLSTOY - HACI MURAT